19 Nisan 2008

İkâme Kelimeler

İkâme demek, "birisi diğerinin yerine kullanılabilir" demektir aşağı yukarı.

Şimdi, ben çocukken, "içi boş bir silindirden mürekkep, kağıt veya plastik gibi malzemelerden üretilebilen, bir çeşit sıvı tüketme yardımcı aracı" diye tarif edebileceğim o şeyin adını "pipet" olarak öğrendim. Bahsettiğim dönemde çevremdeki hemen herkes de bu aracı işaret etmek için bu kelimeyi kullanırlardı.

Ne olduysa, 1989-1991 arasında bir noktada oldu. Bu tarihten itibaren, önemli bir süre boyunca (1997'ye kadar filan) insanlar her nedense "pipet" yerine "kamış" demeye başladılar. Dışarda bir yerde bir şey yeme içme durumu olsa, "pipet" istediğimde, "Sen neden bahsediyorsun, toplum dışı pezevenk?" bakışlarına maruz kalmama neden olacak kadar yayıldı pipete kamış demek. İnsanlar, sanki yıllardır hep beraber bu merete neşe ve coşku ile pipet dememişiz gibi, öyle bir şey hiç olmamış gibi "kamış" demekten ve dahi bana "pipet ne demek ki" bakışı atmaktan çekinmediler.

Bütün bir toplum karşısında tek başına kalmışlığı, "öteki" olmayı en iyi o soğuk Ankara yıllarında öğrendim ben. Ben "pipet" dedikçe kötü kötü baktılar, onlar "kamış" dedikçe ben onlara büyük bir ihanete uğramış gibi baktım. Böyle geçti gitti yıllar.

Ne zaman ki "kamış" kelimesi "yarrak" kelimesinin ikâmesi olarak yaygın olarak kullanılmaya başlandı, bu bana ters ters bakanlar var yaaaa, sürüne sürüne sürüne kapımı çaldılar. "Pipet" dediler, "Sen haklıydın" dediler.

PAŞA PAŞA geldiler doğru olana.

Şimdi, ben herkese söylüyorum: TORBA! Ben çocukken, bugün sizin "poşet" dediğiniz şeyi "torba" olarak öğrendim. Yıllarca yine tüm toplum böyle bildik, böyle kullandık bu kelimeyi. Son birkaç yıldır, zamanında "pipet"e yaptığınız şeyi, "torba"ya da yapmaya çalışıyorsunuz.

Ama o gün geldiğinde ve "poşet" artık "taşak" için yaygın olarak kullanılan bir ikâme kelime halini aldığında, yine sürüne sürüne kapımı çalacaksınız. Bu sefer sizi affetmeyeceğim.

Tüm toplumunuzun çatırdayarak yerin dibine batmasını diler, gözlerinizden öperim. Poşetmiş.

6 yorum:

MERKEZ BURASI dedi ki...

değişik bir blogmus eline saglık güzel ve değişik bir anlatım

http://www.deliprofesor.com/

http://kelimelerinsoyagaci.com/

size öneriyorum.

antuzamaria dedi ki...

kapinin onune tdk sozlugu birakmak lazim calmadan once okusunlar diye...(kapi susu)

tdk senden yana...

antuzamaria: di mi?
april: di !

mariadebonne dedi ki...

ahahha aynı dertten ben de muzdaribim ya. gerçekten hele geçen hafta diş tedavisi yüzünden pipetle beslendim. Her gittiğim yerde (işte mişte komşuda arkadaşta) "pipetim evde kalmış da sende/sizde var mı?" gibi abuk cümleler kullandım beklediğim tepkiyi alamadım.Hep bir şaşkınlık hep bir "Pipet yeni teknoloci bişiy mi? benim neden haberim yok" bakışı. Şimdi bu istek cümlesinde kamış kullanınca ne oluo baksınlar bakalım. Vibratör mü getirttekçisiniz be hey terbiyesizler.Allah hepsinin belasını versin gerçekten.

gerrain dedi ki...

bunun hala sürdüğü bi yer olduğunu bilmiyodum ben ama. pipet işi hallolmuştu..

mariadebonne dedi ki...

Pipet işi olsa biz burda mantar hikaye mi anlatıyor oluyoruz? Hem kamışın ikame olması die bişi yok. Kamışın o şekil kullanımının evveliyatı yarraktan bile uzun bir zaman dilimi. "Kamışa su yürüdü" ifadesi nerden baksan 500 yıllık. Üstelik torbacı diye bir sıfat olduğu sürece herkes efendi efendi poşetiyle gezecektir. Lütfen bilmeden atıp tutmayalım. Kendinize gelin!

Özgür dedi ki...

yahu torba zaten şuanda tıp dilinde kibarca taşak yerine kullanılıyor. testis deyince anlamayan adama "hani şu torbalar varya sizin.." diyorlar. o yüzden poşet bu türden bir muameleye maruz kalmaz. bunun naylon olanı vardır (halk arasında: laylon torba derler) bide eskiden, ki bence en sağlıklısı ve taşırkenki şekli açısından en karizmatik olanıdır, kesekağıdı var! esas ben kesekağıdına kağıttan torba diyen dejenere yeni neslin a.q.
oh be.. yazarken yoruldum ama iyi bağladım sonunu..