08 Nisan 2007


Aaah-şap evler, aaah ahh!

Ne kadar muhteşemdiler onlar.

Şimdi de tek tük kalmış ahşap evler, zamanlarına tanıklık eder, sanki o dönemlerin birer vesikası, dilsiz şahidi imişçesinde aramızda durur, boyaları yılların yağmurları ile silinmiş gitmiş ama hala vakur ve halen mağrur bakışlarını, bilgeliğin verdiği tevazu ile her nasılsa harmanlayarak, biz bugünde yaşama talihsizliğine düşmüş insanlara yöneltirler. Keşke hala her ev ahşap olsa.. Niye olmuyor ki?
Olmuyor, çünkü öncelikle, ahşap çok güzel yanar.
İnsanın içinde yaşayacağı kabuğun pek çok menfi özelliği olabilir, ama bunlar arasında "çok güzel yanar, çıtır çıtır reçine kokusu çıkar" geçiyorsa, orada bir irkilirsin. Çünkü ahşap hakikaten güzel yanar. Bir evde arayacağın bir huy değil bu.

Sırf kendi yansa neyse, etrafında kim var kim yoksa yakıyor annakodumununçocuğu. Bu İstanbul denen yerde, 10 bin binanın yandığı yangın yaşanmış zamanında. Ama alet yanmakta haklı, alet ahşap. Sen koy beni yüz bin tane diğer benle omuz omuza (aka. "bitişik nizam"), ben de yanarım, hepsini de yakarım. Bu böyle.

Ahşabın bakımı da zordur. Bu geleneksel, koyu kahverengi-gri-siyah, tarihi ahşap evler var ya İstanbul'da, hah, işte onlar o renk değil esasında. O renk yapılmıyorlar, bakımsızlıktan o hale geliyorlar (bunu belirtiyor olmam ilginç olsa da, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü gerçekten de Fatih Sultan Mehmet'in yaptırdığını düşünen insanların varolduğu bir gerçeklikte yaşıyoruz).

Ahşabın maliyeti de fazla bu aralar (son yüz yıldır filan). Bir defa, bir ahşap binayı tüm detaylarıyla hakkını vererek yapacak insan sayısı, arz-talep meselesi yüzünden, oldukça az. Her alanda bu böyle, statikçisinden mimarına, ustasından malzemecisine, defansından santrforuna, sayı az.

Neyse, bunlar en temel sebeplerden. Sen yine çok istiyorsan "aaah keşke.. yine de her bina ahşap olsa" diye inle dur. Olmayacak o iş.
Çok meraklıysan yaptır kendine ahşap ev, mahalle hatta şehir. Ben gelip ev almam ordan. Çok güzel, biliyorum, ama ben almam.

(Özellike Doğu Karadeniz dağ köylerini istisna tutmak isterim. Oraya çok yakışıyor haspa. Hem ayrık ayrık yapıyorlar, onlara sempati duyuyorum. Tutup metropole bitişik nizam ahşap mahalle dikersen ben gelmem ama oraya. Üzülürsün.)

4 yorum:

Adsız dedi ki...

güzel ve yarıcı bir yazı:)
dg

Êlf'çe... dedi ki...

3 katlı ve bahçeli ahşap bir evde oturuyorum. süper bi duygu. oh mis!

gerrain dedi ki...

Böcek yapar böcek. Yanar ora. Betonlaşsanıza arkadaşım?

travis and tyler durden dedi ki...

Mükemmele çok yakın anlayış. hiç bu açıdan bakmamıştım. açıkçası ürktüm. dolayısıyla boğazdaki ahşap yalımı sattım derhal sayın gerrain. halkalıda bi toplu konutta nefis bi betonarme yuva aldım kendime. 11.kat. beklerim : )))))